Testosteron hormonu, çocukluktan hatta intrauterin dönemden başlayarak erkek ve kadın cinsiyetlerinin ayrışmasındaki en belirleyici iki hormondan birisidir. Moleküler biyolojisi, üretimi ile fizyolojik, özellikle de yaşlanma süreciyle oluşan fizyopatolojik etkenler kitap içinde ayrıntılı anlatılmıştır. Bilinenin, düşünülenin ve algılananın aksine, testosteron sadece cinsellik işlevi olan bir hormon değildir. Evet, erektil disfonksiyona, libido azalmasına, penis boyutlarına, erkek infertilitesine direkt etkisi vardır, ancak testosteron, insülin direnci, lipid ve glukoz metabolizma bozuklukları, abdominal obezite, hematopoez bozuklukları, osteoporoz, kas kitlesi azalması, miyokard ve dolaşım bozuklukları ile ruhsal sorunlara da yol açabilen çok işlevli bir hormondur. Bu nedenler dolayısıyla da testosteron metabolizmasındaki sorunlar farklı disiplinleri de direkt olarak etkiler. Kitabın içeriğinde testosterona bu anlayışla farklı açılardan da bakılmış, değerlendirilmiş ve irdelenmiştir. Testosteronun bu çok işlevli özelliğiyle daha yakından öğrenilme olanağı oluşmuştur.
Hep tartışılan testosteron ölçümü ve değerlendirilmesi, testosteron tedavisinin endikasyonları, etkinliği ilgili bilgilendirme de okuyucuya çok yararlı olacaktır. Bir androjen olarak testosteronun doktor kontrolü ve endikasyon dışı uygulamaları da bazı riskleri beraberinde oluşturmaktadır. Bireyleri, böyle bir riskten koruma amaçlı olarak endikasyon dışı gereksiz uygulamaların komplikasyonları da çok net mesajlarla iletilmiştir. Testosteronun kadın için de önemli bir hormon olduğu, transgender bireylerde kullanımı ve hatta ileriye dönük erkek kontrasepsiyonu için de bir araç olabileceği, BPH ve prostat kanseriyle ilintisi vurgulanmıştır.